Rüya Tabirleri

Rüyayı gören kişi  kadar, tabir yapanda önemlidir. Her rüya,  gerçek olacak diye
bir kaide yok. Rüyanın gerçeğe ayna tutması, rüya sahibinin iman ve ameline, sıdk
ve ihlasına bağlıdır.
Rüya tabir yapılırken de kişi ve zamanı hesaba katmak lazımdır. Kişi, zaman ve
durum gözetilmeden rüyayı tabir etmek yanıltıcı olabilir.
İnsandaki günah ve kusurlar, yüce hedeflere ulaşmaya engel olduğu gibi, rüyalara da
etki eder. Günahkar bir kimsenin gördüğü rüya çok kerre çıkmaz. Bir de bu günün
insanının halini düşününüz.
Gün boyu binbir türlü hadiselerle haşir neşir olan insanın gece olunca berrak rüyalar
görmesi imkansızdır. Onun gördükleri, gündüz boğuşup durduğu işlerin gece ruhuna
aksetmesidir.
Hem hayatımız hem de rüyamız için haramlardan uzak kalmak, ibadetlere devamlı
olmak ve Kur’an ikliminde yaşamak lazımdır.
Bataklıkta can bülbülü dem çekmediği gibi, günah karanlığına boğulan kalblerde de
hikmet ve marifet olmaz. Ve cahilin canı ilahi zevkten, ilahi neşeden nasip alamaz.
Hele rüyadan hiçbir pırıltı onun dünyasına aksetmez.
Buna mukabil salih bir mümine, pak ve duru bir gönül sahibine, hakikat ehline, arif ve
velilere rüya ile nice hayal edilmez işler anlatılmıştır. Onların rüyası “Düş” olmaktan
çıkıp gerçeğe kapı açmıştır. Bunun alemde nice misalleri vardır.
İnsan çok kez rüyaların dış görünüşüne bakar, hüküm verir. Bilmez ki o rüyanın
içinde ne hikmetler, ne sırlar gizlidir.
Mesela, şu rüyanın dış görünüşü insanın tüylerini ürpertecek kadar dehşetli. Fakat
manası o nisbette güzel ve sevindirici. Ne var ki, bu rüyayı anlamak herkese nasip
değildir.

Bu yüzden rüyayı gören kişi, uyandığında rüyayı hayra yormalı ve maneviyatını ona göre yaşamalıdır. Çok kez insanlar rüyanın etkisinden kurtulamayıp, günlerini o rüyanın buhranı ile geçirir. Allah her daim kullarına sabır verir. Duayı eksik etmeyin. amin 🙂